16 Eylül 2008 Salı

MÜZDELİFE + MİNA + CEMERRAT

MÜZDELİFE



Bizim mezhebimiz o lan hanefi mezhebine göre haccın farzları bir şart ve iki rükünden ibarettir bunlardan ihrama girmek şart arafatta vakfe yapmak ve kabeyi tavaf etmek rükündür.

işte haccın olmazsa olmazlarından arafat vakfesi; öyleki bir kimse ihramlı olarak ve belirlenen zaman dilimi içerisinde bilerek veya bilmeyerek,uyanık veya uyuyarak, ayık veya baygın olarak oturarak , yürüyerek veya vasıta içerisinde abdestli veya abdestsiz, adetli veya lohusalı, niyetli veya niyetsiz kısa bir süre arafatta bulunursa vakfe yapmış olur.

üç milyonu aşkın hacı ve illlegal yollardan gelenler ve birde oranın yerli halkı o muazzam kalabalık insan seli ama ne yaptığını bilen orada olmanın ne anlama geldiğini idrak eden ve belkide bir daha nasip olmayacağı için o anı doya doya değerlendirmeye çalışan müslümanlar,

akşamdan geldiğimiz arafat sınırları içine vakfemzi apıp güneşin batmasın müteakip hac kafileleri otobüslerle akın akın arafattan müzdelifeye hareket başladı. Her kafilenin ototbüsü ayrı ve müzdelife, arafat arasında ring seferi yapılıyordu. arafat müzdelife arası 8 km kadardır. bizim guruba sıra 23.00 sıralarında geldi ve o kısa denebilecek mesafeyi otobüsle 40 dakikada alarak müzdelifeye geldik.

Arafattan sonra ikinci vakfenin yapıldığı bu yere yaklaşmak,yaklaştırmak anlamına gelen müzdelife denilmiştir.Bazı alimler kuranda geçen meşaril haram ile müzdelifenin kastedildiğini söylerken bazı alimlerse müzdelife sınırları içinde olan peygamberimizin vakfe yaptığı kuzah tepesi olduğunu söylerler,

Müzdelife alanı toplam 963 hektar olup sınırların şaşırmamak için sınırı belirleyen tabelalar var. Hacca gelenler kalabalık mevcut alanda sınırlı olduğu için dağları düzleyerek alan açılmış fakat genede yeterli olmuyor. bizim türk kafilelerinede böyle dağı keserek açılmış ve mina sınırına yakın olan bir yer tahsisi edilmiş ama yeterli değildi çünkü türkiyeden ve avrupadan ve başka yerlerden tüm türk hacıları aynı yer tahsis edilmişti. Hemen abdestlerimizi tezeledik ve şeytanı taşlamak için 70 adet nohuttan büyük fındıktan küçük olmmak üzere taş topladık ve akşam namazı ile yatsı namazını cemi tehir ederek kıldık ve müzdelife vakfesi ve duasını yaparak hemen yaya olarak minaya hareket ettik. Aslında sünnet olan gün aydınlanıncaya kadar güneş doğamadan önce müzdelifeden ayrılmak gerekir ama çok kalabalıkolduğu için diyanetin talimatı gereği hemen hareket edildi. Ve biz türklere ayrılan güzergahta kestirme olmadığı gibi birde dolambaçlı yoldu ve mina sınırları içinde kalan şeytan taşlama yerleri (Cemerrat) müdelifeye 6 km mesafede idi bu mesafeyi yürüyerek 5 saatte aldık yanımda eşim olduğu için kafileden ayrılamadın yoksa kestirmeden 1.5 saatte giderdim.



Müzdelifeden minaya giden kafileler,





Müzdelife camii,










MİNA



Mekke ile müdelife arasında haremi şerif 7 km dir. Minada şeytan taşlama kurban kesme ve bayram günlerinde burada çadırlarda kalındığı yerdir.









Minada çadırlar,


Şeytan taşlama günlerindeki mina,










MESCAD-İ HAYF


Minada birinci cemre (şeytan) Hemen yakınıda olan bu mescid Rasullahın çadır kurduğu ve cemaatle namaz kıldığı yerde inşaa edilmiştir.
Mescad-i hayf'ın yapıldığı yerde aralarında Hz.Musa'nında bulunduğu 70 nebinin nmaz kıldığı rivayet edilmesinden buranın eskiden beri bir ibadet yeri oladuğu anlaşılan mubarek bir yerdir.











Mina günlerinden önce ziyarete geldiğim bu yerde bayrama tüm hazırlıklar hızla sürüyor raflara kuranlar yerleştirilirken her köşe büyük bir titizlikle temizleniyordu. Bu sırada Rusyadan gelen bir müslüman gurubuyla karşılaşmam şaşırtıcıydı biraz sohbet ettikten sonra bir hatıra resmi çekerek ayrıldık.

mescidi hayfın iç görüntüsüsnü gösteren video,













CEMERRAT (ŞEYTAN TAŞLAMA YERLERİ)


Hacıların kuraban bayramı günlerinde taş attığı üç ayrı yere cemre (Şaytan) çoğulu cemerrattır. Mekke yönündeki ilki küçük, sonrakine orta ,ondan sonrakine ise Büyük cemre denir.

Hz.İbrahim (A.s) Kabe inşaasını tamamladıktan sonra ilk haccını yaptığı ve ve oğlu ismail'i kurban etmeye götürdüğü sırada Allahın emrini yerine getirmekten alı koymak isteyen şeytanı üç yerde taşladığı bildirildiğinden Hacca giden müslümanlarda Hz.İbrahim A.s bu sünnetine uyarak sembolik olarak o yerlere dikilen sütünlara taş atarak sembolik olarak şeytan taşlanmaktadır. Bu taşları atan hacılar hal diliyle Allahım ben asıl içimdeki ve içimizdeki şeytanlarla mücadele edeceğim beni daima günaha sokmaya çalışan şeytana karşı mücadelede bir söz verme bir tepki ve direnmeyi temsil eder.








Cemerrat köprüsünün eski hali şimdi bu köprü yıkılarak üç katlı ve geniş olarak yapılıyor,






Yine üstten eski hali şeytan taşlama yeri,







Eski köprünün yıkılmasından sonra yeni yapılan köprüler ve cemmerrat alanı,


Üst katlara çıkan yol





Küçük cemre,


Orta cemre,


Büyük cemre,







Cemerrat yerinden video görüntüsü

Üst yoldan cemerrat körüsünün gürünüşü


31 Ağustos 2008 Pazar

ARAFAT + CEBEL-İ RAHME + MESCİDİ NEMİRE

Aarafat, Cebel-i rahme ve mescidi nemire aynı mekan içinde birbirlerine yakın olduğu için üçünü bir arada ele alacagız,









Arafat Mekkenin 21 km doğusunda taif yolu üzerinde olup düz bir alandır.etrafı dağlarla çevrili olup Hz adem ve hz.Havva validemizin cennetten çıkarıldıktan sonrabuluştukları tepe cebelürrahme buradadır.

Harem sınırları dışında olup harem sınırı ile arasında urene vadisi vardır. Ortasında Cebel-i rahme batısında Nemire mescidi vardır. Eskiden bahçeleri olan bu yer sonradan bahçeleri kaybolmuşsada son zamanlarda ciddi bir ağaçlandırma projesi yürütülerek Araftın alanı yeşil bir mekan olma yolunda bayağı mesafe kat edilmiştir.












Arafat ziyaretimiz buraları tanıma açısından arafat gününüden önce yapıldı. Arata gidiş güzergahları bir çok otoban yapılarak rahatlatılmaya çalışılmış ve her ülke hacıları kendilerine tahsis edilmiş yolları kullanmakta. Gayet sakin olarak gördüğünüz bu yerlerde arefe ve vakfe zamanı muazzam bir kalabalık olmakta

Arafata giderken yolumuz Mina kurban kesimi yapılan mezbahanelerden geçti daha önce Kasap olarak beş kere geldiğim bu yerleri görünce duygulandım en son 1995'de gelmiştim o zamandan bu yana bayağı bir değişmiş ek yeni mezbahalar yapıldığı gibi köprüler ve üst geçitller yapılmış.

Aşağıda gördüğünüz tüneller 1990 senesinde bir tane idi biribirine bağlı üç tünelden oluşuyordu ve şeytan taşlama yerine çıkyordu 1990 'de biz tünelden geçtikten yarım saat sonra tünelin iki tarafından giren kafileler karşılaşınca tünel faciası olmuş ve binlerce hacı ölmüştü.Bu olaydan hemen sonra yanlarına bir tünel daha yapılarak biri gidiş ve biri geliş olarak kullanılıyor bunun yanı sıra daha bir çok tüneller gurubuda yapılmış tanımakta zorluk çektim.





MESCİD-İ NEMİRE

Afrafata yaklaşınca mescidi Nemire göründü. Peygamber efendimizin veda haccı sırasında küçük bir tepe olan Nemirede bir çadır kurulmuştu. ve yine burada harem sınırının bittiği Urane Vadisinde Peygamber efendimiz (S.a.v) 120.000 sahabeye veda Hutbesini okuyupöğle ve ikindi namazını Cem-i Takdimle (Birleştirerek) kıldımış vakfe yapmak üzere arafata geçmiştir. İşte bu tepe üzerine yapılan mescide Nemire mescidi denilmiştir.

Çok büyük olan bu mescid yalnız arefe günü açık çünkü arfe gününden öncesi akşamı gittiğimiz arafatta burada yatsı namazını kılayım dedim fakat kapalı idi bende avlusunda namazımı eda etmiştim. Ertesi günü yer bulmak amacı ile çoğu hacılar küçük çadırlarını kurmuşlar geceyi orada geçiriyorlardı.Bizim Türk hacılarımızın çoğu bu ve bu gibi yerlerin varlığından bile haberdar olmadan haclarını eda ediyor.Gerçi haccın menasiklerinden olmayan bu gibi yerler ziyaret edilmesede olur ama çoğu insanın bir daha belkide gelemeyeceği düşünülürse niye ziyaret edilmesin diyorum.

Buraların resimllerini arafat günüde çekmek isterdim ama fotoğraf makinem benim yoğun tempoma dayanamamış olacakki objektifi bozularak pes etti bu resimle arafat günüden önce çekilenler,










CEBEL-İ RAHME
Arafatın ortasında olan ve yaklaşık 70 metre olan bu yer havva ve Adem aleyhisselamın buluştukları yerdir. Burayı belirlemek için bir sutun dikilmiştir. Fakat ne yazıkki ne ifade edecekse bu sutunun üzerlerine burayı ziyaret eden hacılar kara kalemle adlarını memleket ve imzalarını atıyorlar. Orası manevi atmosferini düşüp tüfekkür edilmesi gereken bir mekandır, adeta şeref defterine imza atarcasına davranan hacıların bu davranışlarını üzülerek seyrettim


Arafat günü müthiş kalabalık olan burası şimdi bile yoğun, arafat günü çıkış yolllarının bir çoğu kapalı olmasına rağmen mevla nasip etti bir yolunu bularak yine görülen güzergahtan çıkarak (merdivenlerden çıkmanızın imkanu yok) Cebeli rahmede dua etmek nasip oldu.
Cebel-i Rahmeden mescidi Nemirenin görünüşü
Bir anı resimde ben çektirdim.
Buda videosu. Ortamın nemini artırmak için su pükürten fiskiyeler görülmekte ve tam karşıda ise merkez arafat hastanesi var.



26 Ağustos 2008 Salı

CENNETÜL MUALLA

İslamiyetten öncede mekke mezarlığı olan bu yer mescidi-cin gibi haremi şerife 2 km uzaklıkta olup cin mescidine oldukça yakındır. İslamdan önce ve ilk yıllarında hacun adıyla anılmakta olup sonraları MALAT adıyla anıla gelmiştir.türkçemize çevrilirken mualla diye çevrilmiş ve rasullahın bu kabristan ne güzeldir demesi üzerine Cennetül-Mualla adıyla anılmaktadır..

Burada Peygamber efendimizin dedesi Abdülmuttalip, amcası Ebu Talip zevceleri Hz.Hatice validemiz oğulları Kasım, Abdullah ve Abdullah b.Zübeyr'in de kabirleri bulunmaktadır önceleri bu kabirler kubbeli türbeler olsada 1926 yılında bütün kubbeler yıkılarak mezarları belirleyen taşlar kaldırılmıştır. Aşağıda göreceğiniz üzere bu gün Cnnetül Mualla içinde hiç bir mezar taşı bulunmamaktadır. (bu kabirler zannedersem tazimde ziyerette aşırılığa meydan vermemek için kaldırılmış olup 591 mear taşı bu gün riyaddaki müzede sergilenmekte imiş.)

Son yıllarda mezarlığın ortasından otoban geçirmişler ve cennetül-Muallayı ikiye bölen bu otoban hızlıgeçen araçlardan dolayı ziyaretçiler için de tehlike arz etmekte.




Kabristan ziyarete kapalı idi ancak ziyaretler kabristanı ikiye bölen otobanın kenerından ve duvarından görüp dua edebiliyorsunuz. Aşağıdaki bölümde Kesin olmamakla beraber Hz .Hatice validemizin kabri olduğu söylenmekte,






Otoban kenerındaki duvarın üzerinden ziyaretimizi gerçekleştirdik.



Kabristanın otoban kenarındaki duvarı,




Cennetül-Mualla kabristanının Otobanın diğer tarafında kalan kısmı ve kitabesi , kitabede ne yazdığını bilemiyorum,









videosu


25 Ağustos 2008 Pazartesi

MESCİD-İ CİN

Mescid-i cin Cennetül mualla kabristanı yolu üzerinde ona çok yakın olup kabeye 2 km uzaklıktadır. Eskiden mekkede görevli bekçiler burada toplanarak nöbet değişimi yaptıklarından Mescidül Hurras adıylada bilinir.


Peygamberimizin değişik zaman ve Mekanlarda cinlere vahiy tebliğ etmek içi kuran okumuş olup burasıda bu yelerden olup hatırasına yapılan mescidde bu adla anılmıştır Cennetül mualla ile birlikte islamiyetin ilk döneminden önemli hatıralar taşıyan mekanlardır.





















Yolumuzun üzerinde kuşlar için yapılan yuvalar görülmekte,







Kafilemiz Mescidi cin ziyaretinden , Cennetül Mualla kabristanına giderken görülüyor.






24 Ağustos 2008 Pazar

PEYGAMBERİMİZİN DOĞDUĞU EV

Safa ve Merve tepelerinin karşısında , mina ve aziziyeye giden tünellere yakın olan bu ev Peygamerimizin büyük dedesi Abdülmenafa ait olup vefatıyla 'oğlu Abdülmuttalib'e kalan ev vefatından sonra oğlu ve Peygamberimizin babası Abdullah'a ondanda peygamberimiz Hz.Muhammed (sav.)intikal etmiş olup bu günkü halini almadan önce Abbasiler zamanında tamir ettirilip mescide çevrilmiş ve peygamberimizin doğduğu yer olarak kabul edilen yerde kırmızı örtülü kulübe içine alınmış daha sonraları ise H:1296 yapılan tamiratta kafes içine alınmış.(Diy.Yay) M.1959 yılından bu yana mekke kütüphanesi olarak hizmet vermektedir.






videosu,

18 Temmuz 2008 Cuma

MEKKE ZİYARET YERLERİ

Mekke-i Mükerreme'de bir çok ziyaret yerleri olamasına rağmen bunulardan başlıcaları aşağıdadır. Bu ziyaret yerlerinin her birini ayrı başlıklar altında anlatmaya çalışacağım;
Bu ziyaret yerleri,

1- Hz. Peygamberimizin Sav. doğduğu ev

2- Cennetül- Mualla

3- Mescid-i Cin

4- Arafat

5- Cebelürrahme

6- Mescid-i Nemire

7- Müzdelife

8- Mina , Mescid-i Hayf

9- Cemerrat (Şeytan taşlama yerleri)

10- Cebel-i Nur Hira Mağrası

11- Cebel-i Sever Mağrası,

12- Zem Zem

En önemlileri olan, bunlardan başka daha bir çok ziyaret yerleri olmasına rağmen bunlar ya Mescidi haramın içinde kalmış veya mekke dışında olanlar vardır,
Haremi şerif'in içine dahil edilenler şunlardır.
-Darul Erkamın evi, İslamiyetin ilk yıllarında tebliğ faaliyetleri için kullanılan bu ev safa tepesinin eteklerinndeymiş bu güh hareme dahil edilmiştir,
- Hz. Hatice R.a evi
- Darunnedve Kararların alındığı yer,
- Ümmü Hane'nin evi Peygamberimizin isra yolculuğuna çıktığı bu ev bu günkü müezzin mahfilinin yerendeymiş. Peygamber efendimiz Sav. Mekkenin fethinden sonra bir süre bu evede dinlenmiştir.

18 Haziran 2008 Çarşamba

VE İSLAMIN MERKEZİ MEKKEDEYİZ


















MEKKE güzel şehir,



Onu güzel kılan ne havası,ne yerleşim konumu nede coğrafi şartları;



Aslında yerleşim bakımından etrafı dağlarla çevrili bir vadide olması ve her zaman geçmiş tarihindede olduğu gibi yağışlar sonrası sellere maruz kalması, sıcak iklimi ve Çöl karakterli çorak toprağının tarıma verişli olmadığı,dolayısı ile insanoğlunun hayatını sürdürebilmesi için tüm olumsuz şartlarının olmasına rağmen merkezinde kabenin olması arap yarımadasının en önemli merkezlerinden biri olmasına vesile olmuştur.

Kabeyi barıdırması dolayısı ile kutsal belde olarak kabul edilmiş ve bundan dolayı el-beledül emin, Mead, Kadise, Makdese, Berre, Salah, El-Beledül haram ve en çok kullanılan Harem-i Şerrif gibi ismlerle anılmasına sebeb olmuştur.



Adem aleyhisselam Havva validemizle dünyada buluştuklarında cennetteki gibi Allah cc. nurunun etrafında tavaf etme dualarını Allah cc. kabul etmiş ve nurunun bu günkü kabenin bulunduğu yere tecelli etmesiyle ilk tavaf Hz.Adem As. ve Havva validemiz tarfından yapılmış Hz.İbrahim ve ailesinin buraya gelmesi ve Hacer validemiz ve oğlu İsmail'i Allah cc. emriyle buraya bırakarak şu duayı etmiştir.
-Ey rabbimiz! ben soyumdan bir kısmını ekilebilir toprağı olmayan bir vadiye, senin kutsal evinin yanına yerleştirdimki namazı dosdoğru kılabilsinler. Öyleyse insanlardan bir kısmının gönlünü onlara meylettir, Kendilerine verimli ve bereketli rızıklar bahşetki sana şükretsinler. (ibrahim 14/37). Hz. İbrahim As. bu duası kabul omuş mekke tarihi boyunca her şeyi dışarıdan geldiği halde dünya nimetlerinin en bol olduğu yerlerin başında gelmektedir.
Mekkede Hacer validemizin izniyle yerleşen Cürhümlüler daha sonraları tevhid iniancından sapmışlar arim selinden sonra Huzaa ve kinane kabileleri şehre saldırarak cürhümlüleri yenilgiye uğratıp Mekke üzerinde hakimiyet kurmuşlardır ve şehre putperestliği yaygınlaştırmışlardır. M.V yüzyılda peygamber efendimizin baba tarafından dördüncü dedesi olan Kusab b.Kilap mekkeye hakim olarak kabenin yönetimi kureyşe geçmiştir. ( Mekke ve kabe hakkında vermiş olduğumuz bu kısa bilgi Diy.Yayınlarından alınmış olup daha geniş bilgi için bu konudaki dini yayınlara bakılabilir.)


Daha önce ilk 1987 yılında ziyaret ettiğim bu güzel şehir o zamandan buyana daha önceleride olduğu gibi bir çok kereler çevre düzenlemeleri yapılmış olup bu gün halada devam etmektedir. Bu düzenlemelerden bir kısmı olumlu olduğu ve gerekli olduğu gibi maalesef bir kısmı tamamen dünyevi safahat ve ticari düşüncelerle yapılmış müdheleler olarak görüyor buradan sudi yönetimini kınıyorum. Çünkü bu mukaddes beldelerin yalnız bir islam ülkesinin malı olmadığını

tüm islam aleminin ortak değeri olduğunu bu anlamda mekke ve medine'nin müslüman ülkelerin oluşturduğu ortak bir heyet tarafından yönetilmesi gerektiğini düşünüyorum.

1987 yılında Bilali habeşi Ra. ilk ezanı okuduğu Ebu kubeys tepesine yapılan kıralın sarayını ve yine Ecyad kalesi tarafına yapılan Zem Zem tavır gibi ikiz kullelerin mekkenin ve Kabemizin kalbine saplanan birer hançer olarak görüyor, suudi yönetiminin tüm islam aleminin tepkisini çeken bu yapıların gereğinin yapılarak kabe ve mekkenin tarihine yakışacak şekilde yapılmasını temenni ediyor bu tür yapıların kabenin uzağına yapılmasını kabemizin azametinin korunmasını
diliyorum. (ecdadımız Osmanlı kabe etrafına yaptığı gölgelikleri (revakları) kabeye hürmeten ondan yüksek yapmamıştır.)

Bu alttaki resim 1980'li yıllara aid. internetten aldığım bu beş resimde kabenin eski hali ve görünen düz hat şeklindeki yer Safa ve Merve tepelerinin olduğu say mahalli. Say mahallinin solundaki yer safa tepesi olup hemen yanında ise ubu kubeys tepesi ve onun üzerine yapılan o yıllardaki inşaa halindeki kralın saryı. Biraz ötesinde ise bu gün yerinde zem-zem tavır denilen beton ucubesi iki otel kullesi bulunan ecyad kalesi görülüyor. Safa ve merve tepelerinin bulunduğu mahal o günler araç trafiğine açık olup, onun tam arka tarafına yapılan kabenin genişletilen kısmı o zamanlar daha yoktu., say mallinin sağındaki yer ise merve tepesidir, Mekke ve kabeyi yğış sonrasında sular altında görüyorsunuz bu gün alt yapı tamamlandığı için bu gibi durumlarla karışalılmamakta.(Mekkeyi o yıllarda aslına en yakın şeklinde gördüğüm için kendimi şanslı hissediyorum Allah'a hamdolsun.)


kabenin kesit planı,



kabenin tamir geçirdiği zamanın birinde,





safa ve merve tepelerinin olduğu kısmın dışarıdan sel bastığı zaman ki görüntüsü,
sel bastığında Kabenin içi ,





Aşağıdaki resimde Kabenin bu günkü son şekli , üç kubbeli görülen kısım genişletilmiş olan kabenin eklentisi

Aşağıdaki videoda ecdadımızın yaptığı revaklar (kabenin etrafını çevreleyen ve sıralı kubbeleri olan gölgelikler) ve hemen arkasında suud yönetiminin yaptığı üç katlı kabe eklenti binaları. Kabenin üst katından yapılan bu çekimde kabe etrafını çevreleyen büyük otel komplekslerini ve zem-zem tavır denilen ikiz otel kuleleri görülüyor.



zem-zem tavır denilen beton yığını,















aşağıdaki videoda ise say mahallinin genişletilmesini, kralın sarayı ve daha yani hizmete giren zem-zem tavır kulelerini görüyor bu binaların kabeye yakışıp yakışmadığını takdirlerinize bırakıyorum.,












Otele yerleştiten sonra eşim ve yine gurubumuzdan bir kaç kişiyle umrenin tavaf ve sayını yapmak üzere kabeye gittik. Safa ve merve arasında bulunan babüs-selam kapısı say mahallindeki genişletme inşaatı nedeniyle kapalı olduğu için diğer diğer kapılardan birinden içeriye girdik ve kabeyi ilk gördüğümz zaman duamızı yaptık.







say mahallindeki meydanda bulunan peygamber efendimizin dopduğu evin yerine yapılan ve bu gün kütüphane olarak kullanılan bina



(Bu resim Dİy.Yay.Alınmıştır)


Yapının gece görünüşü,










Safa tepesi tarafında Say mahallinin genişletme çalışması hemen yanında sağ tarafında buluna

saryın duvarı,





Başka açıdan say inşaatı,


ve kabeye girince zem-zem depolalrından zem-zem içerek tavafa başlamak üzere Rüknü yemani (yemen köşesi) hizasına geldik ve istilam (selam vermek) yaparak sonraki köşede bulunan hacerül esved köşesine gelene kadar niyetimizi yaptık,




(Önceki yılllarda makamı ibrahimin tarafından merdivenlerle zem-zem kuyusuna inlip içme imkanı vardı. Bu giriş tavafa engel olduğu için giriş kapatıldığından yalnız zem-zem doldurulan ve soğutulan depolardan içme imkanınız var...Yukarıdaki resimde o yıllarda zem zem kuyularına inen merdivenler görülüyor..)











bu resmin kabe kapısının solundaki köşe hacerül esved'in bulunduğu köşe olup onuda istilam ederek tavafa başlamış olduk. Eğer imkan olması durumunda gerek rüknü yemani ve gerekse hacerül esvedi öpmek sünnet olmakla beraber genelde çok izdiham olduğu için ve diğer müslümanlara eziyet vermek haram olduğundan sünneti eda etmek için haram işlenmeyeceğinden sedace elleri avuç içi kabeye bakacak şekilde üç sefer - bismillahi Allhu Eber- demek suretiyle istilam etmek ve sonra avuç içini öpmekle aynı hacerül svedi öpmüş gibi sevabını alınacağından öyle yaparak tavafımıza başladık,









kabe kapısı, Kabe kapısı ile hacerül esved arasın Mültezem denirki burada kabe kapısına el yüz sürerek dua etmek çok müstehaptır,








kabenin genel görünüşü,











Kabe kapısı ve biraz önde görülen Makamı ibrahim. (İbrahim aleyhisselamın kabeyi yaparken iskele olarak kulllandığı taş.),




Makamı İbramimin yakından görünüşü





KAbenin altın oluğu ve hemen altındaki kabenin içinden sayılan hatim denilen mahal olup altın oluğun solundaki köşe rüknü ıraki (ırak köşesi) sağındaki rüknü şami (Şam köşesi),









Hatim'in tam karşıdan görünüşü,









Hatm'in rüknü Şami tarafından gürünüşü, en sağdaki köşe ise rüknü Yemani





Hacerül esvedden başlayıp yine hacerül esved hizasına gelince bir tur dönme gerçekleşmiş oluyor ve her bir tur dönmenin adı şavft olup yedi şavft bir tavaf oluyor. KabeyiTavaf yapmak, namaz kılmak oruç tutumak gibi kuvvetli hatta onlardan daha efdal bir ibadettir. Kabeye oturup bakmak, Yüce Allahı tefekkür etmek bile bir ibadettir,






Yedi şavft yaparak tavafımızı bitirdik. Her tavaftan sonra araya Makamı İbrahimi alarak iki Rekat Tavaf namazı kılmak gerektiğinden tavaf namazımızı kılıp yine zem-zem içerek umrenin sayını yapmak üzere say mahalline gittik.

(Temettü Haccına niyet edenler önce umre tavafı ve umre sayını yaptıktan sonra traş olarak ihramdan çıkarlar.)