26 Ağustos 2008 Salı

CENNETÜL MUALLA

İslamiyetten öncede mekke mezarlığı olan bu yer mescidi-cin gibi haremi şerife 2 km uzaklıkta olup cin mescidine oldukça yakındır. İslamdan önce ve ilk yıllarında hacun adıyla anılmakta olup sonraları MALAT adıyla anıla gelmiştir.türkçemize çevrilirken mualla diye çevrilmiş ve rasullahın bu kabristan ne güzeldir demesi üzerine Cennetül-Mualla adıyla anılmaktadır..

Burada Peygamber efendimizin dedesi Abdülmuttalip, amcası Ebu Talip zevceleri Hz.Hatice validemiz oğulları Kasım, Abdullah ve Abdullah b.Zübeyr'in de kabirleri bulunmaktadır önceleri bu kabirler kubbeli türbeler olsada 1926 yılında bütün kubbeler yıkılarak mezarları belirleyen taşlar kaldırılmıştır. Aşağıda göreceğiniz üzere bu gün Cnnetül Mualla içinde hiç bir mezar taşı bulunmamaktadır. (bu kabirler zannedersem tazimde ziyerette aşırılığa meydan vermemek için kaldırılmış olup 591 mear taşı bu gün riyaddaki müzede sergilenmekte imiş.)

Son yıllarda mezarlığın ortasından otoban geçirmişler ve cennetül-Muallayı ikiye bölen bu otoban hızlıgeçen araçlardan dolayı ziyaretçiler için de tehlike arz etmekte.




Kabristan ziyarete kapalı idi ancak ziyaretler kabristanı ikiye bölen otobanın kenerından ve duvarından görüp dua edebiliyorsunuz. Aşağıdaki bölümde Kesin olmamakla beraber Hz .Hatice validemizin kabri olduğu söylenmekte,






Otoban kenerındaki duvarın üzerinden ziyaretimizi gerçekleştirdik.



Kabristanın otoban kenarındaki duvarı,




Cennetül-Mualla kabristanının Otobanın diğer tarafında kalan kısmı ve kitabesi , kitabede ne yazdığını bilemiyorum,









videosu


25 Ağustos 2008 Pazartesi

MESCİD-İ CİN

Mescid-i cin Cennetül mualla kabristanı yolu üzerinde ona çok yakın olup kabeye 2 km uzaklıktadır. Eskiden mekkede görevli bekçiler burada toplanarak nöbet değişimi yaptıklarından Mescidül Hurras adıylada bilinir.


Peygamberimizin değişik zaman ve Mekanlarda cinlere vahiy tebliğ etmek içi kuran okumuş olup burasıda bu yelerden olup hatırasına yapılan mescidde bu adla anılmıştır Cennetül mualla ile birlikte islamiyetin ilk döneminden önemli hatıralar taşıyan mekanlardır.





















Yolumuzun üzerinde kuşlar için yapılan yuvalar görülmekte,







Kafilemiz Mescidi cin ziyaretinden , Cennetül Mualla kabristanına giderken görülüyor.






24 Ağustos 2008 Pazar

PEYGAMBERİMİZİN DOĞDUĞU EV

Safa ve Merve tepelerinin karşısında , mina ve aziziyeye giden tünellere yakın olan bu ev Peygamerimizin büyük dedesi Abdülmenafa ait olup vefatıyla 'oğlu Abdülmuttalib'e kalan ev vefatından sonra oğlu ve Peygamberimizin babası Abdullah'a ondanda peygamberimiz Hz.Muhammed (sav.)intikal etmiş olup bu günkü halini almadan önce Abbasiler zamanında tamir ettirilip mescide çevrilmiş ve peygamberimizin doğduğu yer olarak kabul edilen yerde kırmızı örtülü kulübe içine alınmış daha sonraları ise H:1296 yapılan tamiratta kafes içine alınmış.(Diy.Yay) M.1959 yılından bu yana mekke kütüphanesi olarak hizmet vermektedir.






videosu,

18 Temmuz 2008 Cuma

MEKKE ZİYARET YERLERİ

Mekke-i Mükerreme'de bir çok ziyaret yerleri olamasına rağmen bunulardan başlıcaları aşağıdadır. Bu ziyaret yerlerinin her birini ayrı başlıklar altında anlatmaya çalışacağım;
Bu ziyaret yerleri,

1- Hz. Peygamberimizin Sav. doğduğu ev

2- Cennetül- Mualla

3- Mescid-i Cin

4- Arafat

5- Cebelürrahme

6- Mescid-i Nemire

7- Müzdelife

8- Mina , Mescid-i Hayf

9- Cemerrat (Şeytan taşlama yerleri)

10- Cebel-i Nur Hira Mağrası

11- Cebel-i Sever Mağrası,

12- Zem Zem

En önemlileri olan, bunlardan başka daha bir çok ziyaret yerleri olmasına rağmen bunlar ya Mescidi haramın içinde kalmış veya mekke dışında olanlar vardır,
Haremi şerif'in içine dahil edilenler şunlardır.
-Darul Erkamın evi, İslamiyetin ilk yıllarında tebliğ faaliyetleri için kullanılan bu ev safa tepesinin eteklerinndeymiş bu güh hareme dahil edilmiştir,
- Hz. Hatice R.a evi
- Darunnedve Kararların alındığı yer,
- Ümmü Hane'nin evi Peygamberimizin isra yolculuğuna çıktığı bu ev bu günkü müezzin mahfilinin yerendeymiş. Peygamber efendimiz Sav. Mekkenin fethinden sonra bir süre bu evede dinlenmiştir.

18 Haziran 2008 Çarşamba

VE İSLAMIN MERKEZİ MEKKEDEYİZ


















MEKKE güzel şehir,



Onu güzel kılan ne havası,ne yerleşim konumu nede coğrafi şartları;



Aslında yerleşim bakımından etrafı dağlarla çevrili bir vadide olması ve her zaman geçmiş tarihindede olduğu gibi yağışlar sonrası sellere maruz kalması, sıcak iklimi ve Çöl karakterli çorak toprağının tarıma verişli olmadığı,dolayısı ile insanoğlunun hayatını sürdürebilmesi için tüm olumsuz şartlarının olmasına rağmen merkezinde kabenin olması arap yarımadasının en önemli merkezlerinden biri olmasına vesile olmuştur.

Kabeyi barıdırması dolayısı ile kutsal belde olarak kabul edilmiş ve bundan dolayı el-beledül emin, Mead, Kadise, Makdese, Berre, Salah, El-Beledül haram ve en çok kullanılan Harem-i Şerrif gibi ismlerle anılmasına sebeb olmuştur.



Adem aleyhisselam Havva validemizle dünyada buluştuklarında cennetteki gibi Allah cc. nurunun etrafında tavaf etme dualarını Allah cc. kabul etmiş ve nurunun bu günkü kabenin bulunduğu yere tecelli etmesiyle ilk tavaf Hz.Adem As. ve Havva validemiz tarfından yapılmış Hz.İbrahim ve ailesinin buraya gelmesi ve Hacer validemiz ve oğlu İsmail'i Allah cc. emriyle buraya bırakarak şu duayı etmiştir.
-Ey rabbimiz! ben soyumdan bir kısmını ekilebilir toprağı olmayan bir vadiye, senin kutsal evinin yanına yerleştirdimki namazı dosdoğru kılabilsinler. Öyleyse insanlardan bir kısmının gönlünü onlara meylettir, Kendilerine verimli ve bereketli rızıklar bahşetki sana şükretsinler. (ibrahim 14/37). Hz. İbrahim As. bu duası kabul omuş mekke tarihi boyunca her şeyi dışarıdan geldiği halde dünya nimetlerinin en bol olduğu yerlerin başında gelmektedir.
Mekkede Hacer validemizin izniyle yerleşen Cürhümlüler daha sonraları tevhid iniancından sapmışlar arim selinden sonra Huzaa ve kinane kabileleri şehre saldırarak cürhümlüleri yenilgiye uğratıp Mekke üzerinde hakimiyet kurmuşlardır ve şehre putperestliği yaygınlaştırmışlardır. M.V yüzyılda peygamber efendimizin baba tarafından dördüncü dedesi olan Kusab b.Kilap mekkeye hakim olarak kabenin yönetimi kureyşe geçmiştir. ( Mekke ve kabe hakkında vermiş olduğumuz bu kısa bilgi Diy.Yayınlarından alınmış olup daha geniş bilgi için bu konudaki dini yayınlara bakılabilir.)


Daha önce ilk 1987 yılında ziyaret ettiğim bu güzel şehir o zamandan buyana daha önceleride olduğu gibi bir çok kereler çevre düzenlemeleri yapılmış olup bu gün halada devam etmektedir. Bu düzenlemelerden bir kısmı olumlu olduğu ve gerekli olduğu gibi maalesef bir kısmı tamamen dünyevi safahat ve ticari düşüncelerle yapılmış müdheleler olarak görüyor buradan sudi yönetimini kınıyorum. Çünkü bu mukaddes beldelerin yalnız bir islam ülkesinin malı olmadığını

tüm islam aleminin ortak değeri olduğunu bu anlamda mekke ve medine'nin müslüman ülkelerin oluşturduğu ortak bir heyet tarafından yönetilmesi gerektiğini düşünüyorum.

1987 yılında Bilali habeşi Ra. ilk ezanı okuduğu Ebu kubeys tepesine yapılan kıralın sarayını ve yine Ecyad kalesi tarafına yapılan Zem Zem tavır gibi ikiz kullelerin mekkenin ve Kabemizin kalbine saplanan birer hançer olarak görüyor, suudi yönetiminin tüm islam aleminin tepkisini çeken bu yapıların gereğinin yapılarak kabe ve mekkenin tarihine yakışacak şekilde yapılmasını temenni ediyor bu tür yapıların kabenin uzağına yapılmasını kabemizin azametinin korunmasını
diliyorum. (ecdadımız Osmanlı kabe etrafına yaptığı gölgelikleri (revakları) kabeye hürmeten ondan yüksek yapmamıştır.)

Bu alttaki resim 1980'li yıllara aid. internetten aldığım bu beş resimde kabenin eski hali ve görünen düz hat şeklindeki yer Safa ve Merve tepelerinin olduğu say mahalli. Say mahallinin solundaki yer safa tepesi olup hemen yanında ise ubu kubeys tepesi ve onun üzerine yapılan o yıllardaki inşaa halindeki kralın saryı. Biraz ötesinde ise bu gün yerinde zem-zem tavır denilen beton ucubesi iki otel kullesi bulunan ecyad kalesi görülüyor. Safa ve merve tepelerinin bulunduğu mahal o günler araç trafiğine açık olup, onun tam arka tarafına yapılan kabenin genişletilen kısmı o zamanlar daha yoktu., say mallinin sağındaki yer ise merve tepesidir, Mekke ve kabeyi yğış sonrasında sular altında görüyorsunuz bu gün alt yapı tamamlandığı için bu gibi durumlarla karışalılmamakta.(Mekkeyi o yıllarda aslına en yakın şeklinde gördüğüm için kendimi şanslı hissediyorum Allah'a hamdolsun.)


kabenin kesit planı,



kabenin tamir geçirdiği zamanın birinde,





safa ve merve tepelerinin olduğu kısmın dışarıdan sel bastığı zaman ki görüntüsü,
sel bastığında Kabenin içi ,





Aşağıdaki resimde Kabenin bu günkü son şekli , üç kubbeli görülen kısım genişletilmiş olan kabenin eklentisi

Aşağıdaki videoda ecdadımızın yaptığı revaklar (kabenin etrafını çevreleyen ve sıralı kubbeleri olan gölgelikler) ve hemen arkasında suud yönetiminin yaptığı üç katlı kabe eklenti binaları. Kabenin üst katından yapılan bu çekimde kabe etrafını çevreleyen büyük otel komplekslerini ve zem-zem tavır denilen ikiz otel kuleleri görülüyor.



zem-zem tavır denilen beton yığını,















aşağıdaki videoda ise say mahallinin genişletilmesini, kralın sarayı ve daha yani hizmete giren zem-zem tavır kulelerini görüyor bu binaların kabeye yakışıp yakışmadığını takdirlerinize bırakıyorum.,












Otele yerleştiten sonra eşim ve yine gurubumuzdan bir kaç kişiyle umrenin tavaf ve sayını yapmak üzere kabeye gittik. Safa ve merve arasında bulunan babüs-selam kapısı say mahallindeki genişletme inşaatı nedeniyle kapalı olduğu için diğer diğer kapılardan birinden içeriye girdik ve kabeyi ilk gördüğümz zaman duamızı yaptık.







say mahallindeki meydanda bulunan peygamber efendimizin dopduğu evin yerine yapılan ve bu gün kütüphane olarak kullanılan bina



(Bu resim Dİy.Yay.Alınmıştır)


Yapının gece görünüşü,










Safa tepesi tarafında Say mahallinin genişletme çalışması hemen yanında sağ tarafında buluna

saryın duvarı,





Başka açıdan say inşaatı,


ve kabeye girince zem-zem depolalrından zem-zem içerek tavafa başlamak üzere Rüknü yemani (yemen köşesi) hizasına geldik ve istilam (selam vermek) yaparak sonraki köşede bulunan hacerül esved köşesine gelene kadar niyetimizi yaptık,




(Önceki yılllarda makamı ibrahimin tarafından merdivenlerle zem-zem kuyusuna inlip içme imkanı vardı. Bu giriş tavafa engel olduğu için giriş kapatıldığından yalnız zem-zem doldurulan ve soğutulan depolardan içme imkanınız var...Yukarıdaki resimde o yıllarda zem zem kuyularına inen merdivenler görülüyor..)











bu resmin kabe kapısının solundaki köşe hacerül esved'in bulunduğu köşe olup onuda istilam ederek tavafa başlamış olduk. Eğer imkan olması durumunda gerek rüknü yemani ve gerekse hacerül esvedi öpmek sünnet olmakla beraber genelde çok izdiham olduğu için ve diğer müslümanlara eziyet vermek haram olduğundan sünneti eda etmek için haram işlenmeyeceğinden sedace elleri avuç içi kabeye bakacak şekilde üç sefer - bismillahi Allhu Eber- demek suretiyle istilam etmek ve sonra avuç içini öpmekle aynı hacerül svedi öpmüş gibi sevabını alınacağından öyle yaparak tavafımıza başladık,









kabe kapısı, Kabe kapısı ile hacerül esved arasın Mültezem denirki burada kabe kapısına el yüz sürerek dua etmek çok müstehaptır,








kabenin genel görünüşü,











Kabe kapısı ve biraz önde görülen Makamı ibrahim. (İbrahim aleyhisselamın kabeyi yaparken iskele olarak kulllandığı taş.),




Makamı İbramimin yakından görünüşü





KAbenin altın oluğu ve hemen altındaki kabenin içinden sayılan hatim denilen mahal olup altın oluğun solundaki köşe rüknü ıraki (ırak köşesi) sağındaki rüknü şami (Şam köşesi),









Hatim'in tam karşıdan görünüşü,









Hatm'in rüknü Şami tarafından gürünüşü, en sağdaki köşe ise rüknü Yemani





Hacerül esvedden başlayıp yine hacerül esved hizasına gelince bir tur dönme gerçekleşmiş oluyor ve her bir tur dönmenin adı şavft olup yedi şavft bir tavaf oluyor. KabeyiTavaf yapmak, namaz kılmak oruç tutumak gibi kuvvetli hatta onlardan daha efdal bir ibadettir. Kabeye oturup bakmak, Yüce Allahı tefekkür etmek bile bir ibadettir,






Yedi şavft yaparak tavafımızı bitirdik. Her tavaftan sonra araya Makamı İbrahimi alarak iki Rekat Tavaf namazı kılmak gerektiğinden tavaf namazımızı kılıp yine zem-zem içerek umrenin sayını yapmak üzere say mahalline gittik.

(Temettü Haccına niyet edenler önce umre tavafı ve umre sayını yaptıktan sonra traş olarak ihramdan çıkarlar.)



6 Mayıs 2008 Salı

MEDİNE'MİZE VEDA EDERKEN

Medinemize veda zamanı gelmişti. İçimizde beytullaha gitmemizin sevinci, Rasulullahın beldesi MEDİNE, emin belde, insanları hoş, iklimi hoş manevi havası hoş bu belldeden ayrılmanın hüzünü vardı. Daha doyamamıştık. bu gelişim altıncı olmasına rağmen, ilk ziyaret gibi heyecan ve rasullaha doyamamanın hesreti vardı. Zaman ne çabukta geçmişti daha dün gelmiştik ve şimdi ayrılış, Allahım tekrar nasip et, bu mubarek beldeleri hakikaten insan ne kadar gelsede yinede Rasullaha doyulmuyor. mevlam gönlümüzde tekrar gelme niyetimizi eksik etmesin ve sebebler halk ederek buralara tekrar tekrar gelmeyi cümle ümmeti muhammede nasip etsin.(amin)


Kafile başkanımız sayın Hüseyin ŞAHİN hocamızın talimatlarıyla ikindi namazından sonra otellerimizde ihram giyilecek ve yatsı namazından sonrada hareket edilecekti. Ve mikat mahalli olan medineye 11 km. uzaklıktaki Zulhuleyfe mescidinde hacca niyet edilecekti. Ben zulhuleyfe mikat mescidinde ihrama giymeye kara verdim. Zira ikindiden yatsı namazı arasında epey zaman vardı. ve yatsı namazını son kez ashabı suffada kılıp veda ziyaretini yaptıktan sonra otele gittiğimde kafilemizin arabalara bindiklerini ve harekete hazır olarak geç kalan bir kaç kişiyi beklediklerini gördüm. Prensip olarak geç kalıp başkalarını bekletmek hiç yapmadığım bir şey olmasına rağmen o manevi atmosferin etkisiyle olacak 15-20 dakika geç gelmiştim.(Allahtan tek ben değildim.)O zamanda haklarını helal etmelerini dilemiştim şimdide buradan tekrar haklarını helal etmelerini diliyorum.






Odada beş kişi kalıyorduk oda arkadaşlarıma ihramlarını giymeleri konusunda yardımcı oldum ve abdest alıp ihramlarını giydiler soldan sağa Ferhat KARAMAN, Yusuf KABACI, İbrahim BODUR ve Mustafa KARAKAYA hepsine saygı ve sevgilerimi sunuyorum




Bir Resimde ben oda arkadaşlarımla çektirdim yusuf abi resim çektiği için karede yok,

Zulhuleyfe mescidi ben ihpramımım burada giydim ve hep beraber hacca niyetlerimizi yaparak mekkeye hareket ettik,

yaklaşık beş saatlik bir yolculuktan sonra mekkeye gelerek mahpes mevkisinin sonu aziziye başlangıcındaki el alesa oteller zincirinin 1 nolu oteline yerleştik.


HAC DÖNÜŞÜ HACI ARKADAŞLARIMLA BULUŞMA
Zaman saman Perşembe pazarında iş yeri olan Hacı arkadaşım Mustafa karakaya abimizle buluşuyor ve sohbet ediyorduk. 2 mayıs cumu günü arap camiinde yine buluştuk bu sefer yusuf kabacı abimizde geldi o günleri andık ve sohbet ettik oda arkadaşımız ferhat ve ibrahim abiler memlekette oldukları için yoklardı onlarlada ileriki günlerde buluşmaya ve piknik yapmaya karar verdik.
Mustafa abinin iş yerinde çay ocağında çay içerken










daha s onra güllüoğluna giderek tatlı yedik ve tophanedeki camide ikindi namazlarımızı kılıp aynı camide görevli olan kafile başkanımız Hüseyin Şahin hocamızı ziyaret etmeye karar verdik





Namazdan sonra Hüseyin hocamızla bir hatıra resmi çektirdik.








evet karedekiler Mustafa karakaya, Yusuf kabacı, Hüseyin Şahin, ve ben Zafer Anlayışlı



birde hüseyin hocamızın görevli olduğu camiyi arka plana alarak resim çektirdik.








Medine ziyaretimiz burada bitti mekke izlenimlirimizi paylaşmak üzere ALLAHA emanet olunuz.