21 Eylül 2008 Pazar

CEBEL-İ NUR - HİRA MAĞRASI

Cebeli Nur dağı Mekkenin kuzeydoğusunda olup kabeye yaklaşık 5 km.uazaklıktadır. Mekkeden Allahın birliğini ilan edercesine şehaddet parmağı gibi duran zirvesinden 20 metre aşağısında hira mağrası diye anılan aslında mağra olmayıp üst üste yığılmış kaya bloglarından oluşan iki tarafı açık bir boşluğu olan Hira mağarası vardır. Kabeyi gören çıkış tarafı uçurum olduğundan çıkışta bir çok kişi buaradan düşerek can vermesi üzerine burası taşlarla kapatılmış ve yalnızca üst kısmında küçük bir aralık bırakılmış. Buranın açık olduğu senelerde diğer taraftan girip şimdi kapatılan bu yerde hemde ihramlı iken çıkmıştım.Gerçekten kabe yönündeki bu çıkışı oldukça tehlikeliydi.Fakat gerinizden elen kalabalık sizi girdiğiniz yerden çıkmanıza imkan vermiyorve mecburen şimdi kapatılan yerden çıkmak zorunda kalıyordunuz. Fakat bursının kapatılmasıyla mağranın içine girip dua etmek isteyen hacılarla, dua edip çıkmak isteyenler kapı girişinde bayağı bir zoluk çekiyorlar.
Hz.İbrahim aleyhisselamın dinine tabi olan (Hanif) ümmeti , Recep ve ramazan gibi mubarek sayılan aylarda buaya gelip inzivaya çekilirlermiş... Hz.Muhammed (sav) dedesi Abdulmuttalip'de bunlardandı. Rasulullah (sav.)'de 35 yaşlarında iken bu aylarda bu mağaraya gelip gitmeye başladı. Ve Nübüvetinin ilk işaretleri olan Rahmani rüyaları gördüğü altı ay içerisinde buraya gelerek tefekküre dalıyor ve her inişindede kabeyi tavaf ediyordu. Bu mağrada kaldığı sürede su ve yiyeceğini hz. Hatice validemiz acun denilen yere getiriyor ve bazı zamanlarda onuda beraberinde buraya götürüyordu.
Nihayet 610 yılı Ramazan ayının kadir gecesinde Cebrail ufku kaplamış ve bir taht üzerinde otumuş halde asli sureti ile görünerek Alak suresinin ilk beş ayetinden oluşan ilk vahyi burada getirmiş ve peygamberlikle müjdelemiştir.





Karınca sürülerinin birbirlerini izlediği gibi hacılar kimisi çıkyor kimisi iniyor


Takribi 40 dakika sürecek zorlu yürüyüş buaradan başlıyor,




İnişe geçtiğimizde akşam namazı olmuştu ve bazı hacılar yol üzerinde olan kayaların üzerindeki küçük düzlüklerde namazlarını eda ediyorlardı,


Ve buralarda hatıra resmi çektirmek isteyenler için deve bile çıkartılmış,






Ve nihayet zirveye ulaştık bu çıkışım dördüncü olmasına karşı sanki ilk defa çıkyormuşcasına heyecan ve duygu yüklüyüz,


zirveden Hira,


Hira mağrası zirveden 20 metre aşağıda ve tehlikeli sayılanilecek merdivenllerden iniyorsunuz,


Beraberimizdeki arkadaşlarım inmeye tereddüt ettikleri çin ben yalnız indim ve,


merdivenlerden sonra ancak yan dönüp çıkabileceğiniz kaya yarığından geçerek,

Video , merdivenlerden indikten sonra bu aralıktan geçiyorsunuz ,




Ve mağara kapısının önüne çıkıyorsunuz.




İçeriye girmek istedim ama çok sıra olduğu için ve yukarıda bekleyen arkadaşlarım olduğu için kapıda dua ederek birde kapını önünde resim çektirdim,




Zirveden kabenin görünüşü.( Büyük yapının yanında görünen ışıklı yer)



20 haziran 1991 tarihindeki haccımda çıktığım cebel-i Nur dağında hira mağarasındayım ve aynı açıdan çekilmiş bu iki resim arasında, o zamandan bu güne başta bende olamak üzere bayağı değişiklikler olmuş. En belirginide kabenin üzerine çöreklenmiş zem zem tavır denilen ikiz gökdelen otelleri görünüyor ve hiç hoş olmayan bir manzara.!!!



zirve, aşağıda hira mağrası.




Video hiradan Mekkenin görünüşü



Zirvede çok sayıda maymunlarda var.belkide buraya gelen hacıların bıraktığı veya kendileri buraya bir şekilde gelmişler. Fakat ibret alınacak bir şey varki ,ALLH cc. Bu hiç bir ot ve yiyeceğinin bitmediği volkanik kayaların üzerinde yaşayan bu hayvanlara Türkiyeden, Bosnadan, Malezyadan, irandan ve dünyanın dört bir tarafından gelen hacılların eliyle getirdikleri yiyeceklerle onları besleyip rızıklarını veriyordu,



Video.. Maymunlar ve Hira


keçilerede rastlıyorsunuz,




inişte akşam namazından sonra kabenin görünüşü,



16 Eylül 2008 Salı

MÜZDELİFE + MİNA + CEMERRAT

MÜZDELİFE



Bizim mezhebimiz o lan hanefi mezhebine göre haccın farzları bir şart ve iki rükünden ibarettir bunlardan ihrama girmek şart arafatta vakfe yapmak ve kabeyi tavaf etmek rükündür.

işte haccın olmazsa olmazlarından arafat vakfesi; öyleki bir kimse ihramlı olarak ve belirlenen zaman dilimi içerisinde bilerek veya bilmeyerek,uyanık veya uyuyarak, ayık veya baygın olarak oturarak , yürüyerek veya vasıta içerisinde abdestli veya abdestsiz, adetli veya lohusalı, niyetli veya niyetsiz kısa bir süre arafatta bulunursa vakfe yapmış olur.

üç milyonu aşkın hacı ve illlegal yollardan gelenler ve birde oranın yerli halkı o muazzam kalabalık insan seli ama ne yaptığını bilen orada olmanın ne anlama geldiğini idrak eden ve belkide bir daha nasip olmayacağı için o anı doya doya değerlendirmeye çalışan müslümanlar,

akşamdan geldiğimiz arafat sınırları içine vakfemzi apıp güneşin batmasın müteakip hac kafileleri otobüslerle akın akın arafattan müzdelifeye hareket başladı. Her kafilenin ototbüsü ayrı ve müzdelife, arafat arasında ring seferi yapılıyordu. arafat müzdelife arası 8 km kadardır. bizim guruba sıra 23.00 sıralarında geldi ve o kısa denebilecek mesafeyi otobüsle 40 dakikada alarak müzdelifeye geldik.

Arafattan sonra ikinci vakfenin yapıldığı bu yere yaklaşmak,yaklaştırmak anlamına gelen müzdelife denilmiştir.Bazı alimler kuranda geçen meşaril haram ile müzdelifenin kastedildiğini söylerken bazı alimlerse müzdelife sınırları içinde olan peygamberimizin vakfe yaptığı kuzah tepesi olduğunu söylerler,

Müzdelife alanı toplam 963 hektar olup sınırların şaşırmamak için sınırı belirleyen tabelalar var. Hacca gelenler kalabalık mevcut alanda sınırlı olduğu için dağları düzleyerek alan açılmış fakat genede yeterli olmuyor. bizim türk kafilelerinede böyle dağı keserek açılmış ve mina sınırına yakın olan bir yer tahsisi edilmiş ama yeterli değildi çünkü türkiyeden ve avrupadan ve başka yerlerden tüm türk hacıları aynı yer tahsis edilmişti. Hemen abdestlerimizi tezeledik ve şeytanı taşlamak için 70 adet nohuttan büyük fındıktan küçük olmmak üzere taş topladık ve akşam namazı ile yatsı namazını cemi tehir ederek kıldık ve müzdelife vakfesi ve duasını yaparak hemen yaya olarak minaya hareket ettik. Aslında sünnet olan gün aydınlanıncaya kadar güneş doğamadan önce müzdelifeden ayrılmak gerekir ama çok kalabalıkolduğu için diyanetin talimatı gereği hemen hareket edildi. Ve biz türklere ayrılan güzergahta kestirme olmadığı gibi birde dolambaçlı yoldu ve mina sınırları içinde kalan şeytan taşlama yerleri (Cemerrat) müdelifeye 6 km mesafede idi bu mesafeyi yürüyerek 5 saatte aldık yanımda eşim olduğu için kafileden ayrılamadın yoksa kestirmeden 1.5 saatte giderdim.



Müzdelifeden minaya giden kafileler,





Müzdelife camii,










MİNA



Mekke ile müdelife arasında haremi şerif 7 km dir. Minada şeytan taşlama kurban kesme ve bayram günlerinde burada çadırlarda kalındığı yerdir.









Minada çadırlar,


Şeytan taşlama günlerindeki mina,










MESCAD-İ HAYF


Minada birinci cemre (şeytan) Hemen yakınıda olan bu mescid Rasullahın çadır kurduğu ve cemaatle namaz kıldığı yerde inşaa edilmiştir.
Mescad-i hayf'ın yapıldığı yerde aralarında Hz.Musa'nında bulunduğu 70 nebinin nmaz kıldığı rivayet edilmesinden buranın eskiden beri bir ibadet yeri oladuğu anlaşılan mubarek bir yerdir.











Mina günlerinden önce ziyarete geldiğim bu yerde bayrama tüm hazırlıklar hızla sürüyor raflara kuranlar yerleştirilirken her köşe büyük bir titizlikle temizleniyordu. Bu sırada Rusyadan gelen bir müslüman gurubuyla karşılaşmam şaşırtıcıydı biraz sohbet ettikten sonra bir hatıra resmi çekerek ayrıldık.

mescidi hayfın iç görüntüsüsnü gösteren video,













CEMERRAT (ŞEYTAN TAŞLAMA YERLERİ)


Hacıların kuraban bayramı günlerinde taş attığı üç ayrı yere cemre (Şaytan) çoğulu cemerrattır. Mekke yönündeki ilki küçük, sonrakine orta ,ondan sonrakine ise Büyük cemre denir.

Hz.İbrahim (A.s) Kabe inşaasını tamamladıktan sonra ilk haccını yaptığı ve ve oğlu ismail'i kurban etmeye götürdüğü sırada Allahın emrini yerine getirmekten alı koymak isteyen şeytanı üç yerde taşladığı bildirildiğinden Hacca giden müslümanlarda Hz.İbrahim A.s bu sünnetine uyarak sembolik olarak o yerlere dikilen sütünlara taş atarak sembolik olarak şeytan taşlanmaktadır. Bu taşları atan hacılar hal diliyle Allahım ben asıl içimdeki ve içimizdeki şeytanlarla mücadele edeceğim beni daima günaha sokmaya çalışan şeytana karşı mücadelede bir söz verme bir tepki ve direnmeyi temsil eder.








Cemerrat köprüsünün eski hali şimdi bu köprü yıkılarak üç katlı ve geniş olarak yapılıyor,






Yine üstten eski hali şeytan taşlama yeri,







Eski köprünün yıkılmasından sonra yeni yapılan köprüler ve cemmerrat alanı,


Üst katlara çıkan yol





Küçük cemre,


Orta cemre,


Büyük cemre,







Cemerrat yerinden video görüntüsü

Üst yoldan cemerrat körüsünün gürünüşü


31 Ağustos 2008 Pazar

ARAFAT + CEBEL-İ RAHME + MESCİDİ NEMİRE

Aarafat, Cebel-i rahme ve mescidi nemire aynı mekan içinde birbirlerine yakın olduğu için üçünü bir arada ele alacagız,









Arafat Mekkenin 21 km doğusunda taif yolu üzerinde olup düz bir alandır.etrafı dağlarla çevrili olup Hz adem ve hz.Havva validemizin cennetten çıkarıldıktan sonrabuluştukları tepe cebelürrahme buradadır.

Harem sınırları dışında olup harem sınırı ile arasında urene vadisi vardır. Ortasında Cebel-i rahme batısında Nemire mescidi vardır. Eskiden bahçeleri olan bu yer sonradan bahçeleri kaybolmuşsada son zamanlarda ciddi bir ağaçlandırma projesi yürütülerek Araftın alanı yeşil bir mekan olma yolunda bayağı mesafe kat edilmiştir.












Arafat ziyaretimiz buraları tanıma açısından arafat gününüden önce yapıldı. Arata gidiş güzergahları bir çok otoban yapılarak rahatlatılmaya çalışılmış ve her ülke hacıları kendilerine tahsis edilmiş yolları kullanmakta. Gayet sakin olarak gördüğünüz bu yerlerde arefe ve vakfe zamanı muazzam bir kalabalık olmakta

Arafata giderken yolumuz Mina kurban kesimi yapılan mezbahanelerden geçti daha önce Kasap olarak beş kere geldiğim bu yerleri görünce duygulandım en son 1995'de gelmiştim o zamandan bu yana bayağı bir değişmiş ek yeni mezbahalar yapıldığı gibi köprüler ve üst geçitller yapılmış.

Aşağıda gördüğünüz tüneller 1990 senesinde bir tane idi biribirine bağlı üç tünelden oluşuyordu ve şeytan taşlama yerine çıkyordu 1990 'de biz tünelden geçtikten yarım saat sonra tünelin iki tarafından giren kafileler karşılaşınca tünel faciası olmuş ve binlerce hacı ölmüştü.Bu olaydan hemen sonra yanlarına bir tünel daha yapılarak biri gidiş ve biri geliş olarak kullanılıyor bunun yanı sıra daha bir çok tüneller gurubuda yapılmış tanımakta zorluk çektim.





MESCİD-İ NEMİRE

Afrafata yaklaşınca mescidi Nemire göründü. Peygamber efendimizin veda haccı sırasında küçük bir tepe olan Nemirede bir çadır kurulmuştu. ve yine burada harem sınırının bittiği Urane Vadisinde Peygamber efendimiz (S.a.v) 120.000 sahabeye veda Hutbesini okuyupöğle ve ikindi namazını Cem-i Takdimle (Birleştirerek) kıldımış vakfe yapmak üzere arafata geçmiştir. İşte bu tepe üzerine yapılan mescide Nemire mescidi denilmiştir.

Çok büyük olan bu mescid yalnız arefe günü açık çünkü arfe gününden öncesi akşamı gittiğimiz arafatta burada yatsı namazını kılayım dedim fakat kapalı idi bende avlusunda namazımı eda etmiştim. Ertesi günü yer bulmak amacı ile çoğu hacılar küçük çadırlarını kurmuşlar geceyi orada geçiriyorlardı.Bizim Türk hacılarımızın çoğu bu ve bu gibi yerlerin varlığından bile haberdar olmadan haclarını eda ediyor.Gerçi haccın menasiklerinden olmayan bu gibi yerler ziyaret edilmesede olur ama çoğu insanın bir daha belkide gelemeyeceği düşünülürse niye ziyaret edilmesin diyorum.

Buraların resimllerini arafat günüde çekmek isterdim ama fotoğraf makinem benim yoğun tempoma dayanamamış olacakki objektifi bozularak pes etti bu resimle arafat günüden önce çekilenler,










CEBEL-İ RAHME
Arafatın ortasında olan ve yaklaşık 70 metre olan bu yer havva ve Adem aleyhisselamın buluştukları yerdir. Burayı belirlemek için bir sutun dikilmiştir. Fakat ne yazıkki ne ifade edecekse bu sutunun üzerlerine burayı ziyaret eden hacılar kara kalemle adlarını memleket ve imzalarını atıyorlar. Orası manevi atmosferini düşüp tüfekkür edilmesi gereken bir mekandır, adeta şeref defterine imza atarcasına davranan hacıların bu davranışlarını üzülerek seyrettim


Arafat günü müthiş kalabalık olan burası şimdi bile yoğun, arafat günü çıkış yolllarının bir çoğu kapalı olmasına rağmen mevla nasip etti bir yolunu bularak yine görülen güzergahtan çıkarak (merdivenlerden çıkmanızın imkanu yok) Cebeli rahmede dua etmek nasip oldu.
Cebel-i Rahmeden mescidi Nemirenin görünüşü
Bir anı resimde ben çektirdim.
Buda videosu. Ortamın nemini artırmak için su pükürten fiskiyeler görülmekte ve tam karşıda ise merkez arafat hastanesi var.



26 Ağustos 2008 Salı

CENNETÜL MUALLA

İslamiyetten öncede mekke mezarlığı olan bu yer mescidi-cin gibi haremi şerife 2 km uzaklıkta olup cin mescidine oldukça yakındır. İslamdan önce ve ilk yıllarında hacun adıyla anılmakta olup sonraları MALAT adıyla anıla gelmiştir.türkçemize çevrilirken mualla diye çevrilmiş ve rasullahın bu kabristan ne güzeldir demesi üzerine Cennetül-Mualla adıyla anılmaktadır..

Burada Peygamber efendimizin dedesi Abdülmuttalip, amcası Ebu Talip zevceleri Hz.Hatice validemiz oğulları Kasım, Abdullah ve Abdullah b.Zübeyr'in de kabirleri bulunmaktadır önceleri bu kabirler kubbeli türbeler olsada 1926 yılında bütün kubbeler yıkılarak mezarları belirleyen taşlar kaldırılmıştır. Aşağıda göreceğiniz üzere bu gün Cnnetül Mualla içinde hiç bir mezar taşı bulunmamaktadır. (bu kabirler zannedersem tazimde ziyerette aşırılığa meydan vermemek için kaldırılmış olup 591 mear taşı bu gün riyaddaki müzede sergilenmekte imiş.)

Son yıllarda mezarlığın ortasından otoban geçirmişler ve cennetül-Muallayı ikiye bölen bu otoban hızlıgeçen araçlardan dolayı ziyaretçiler için de tehlike arz etmekte.




Kabristan ziyarete kapalı idi ancak ziyaretler kabristanı ikiye bölen otobanın kenerından ve duvarından görüp dua edebiliyorsunuz. Aşağıdaki bölümde Kesin olmamakla beraber Hz .Hatice validemizin kabri olduğu söylenmekte,






Otoban kenerındaki duvarın üzerinden ziyaretimizi gerçekleştirdik.



Kabristanın otoban kenarındaki duvarı,




Cennetül-Mualla kabristanının Otobanın diğer tarafında kalan kısmı ve kitabesi , kitabede ne yazdığını bilemiyorum,









videosu


25 Ağustos 2008 Pazartesi

MESCİD-İ CİN

Mescid-i cin Cennetül mualla kabristanı yolu üzerinde ona çok yakın olup kabeye 2 km uzaklıktadır. Eskiden mekkede görevli bekçiler burada toplanarak nöbet değişimi yaptıklarından Mescidül Hurras adıylada bilinir.


Peygamberimizin değişik zaman ve Mekanlarda cinlere vahiy tebliğ etmek içi kuran okumuş olup burasıda bu yelerden olup hatırasına yapılan mescidde bu adla anılmıştır Cennetül mualla ile birlikte islamiyetin ilk döneminden önemli hatıralar taşıyan mekanlardır.





















Yolumuzun üzerinde kuşlar için yapılan yuvalar görülmekte,







Kafilemiz Mescidi cin ziyaretinden , Cennetül Mualla kabristanına giderken görülüyor.






24 Ağustos 2008 Pazar

PEYGAMBERİMİZİN DOĞDUĞU EV

Safa ve Merve tepelerinin karşısında , mina ve aziziyeye giden tünellere yakın olan bu ev Peygamerimizin büyük dedesi Abdülmenafa ait olup vefatıyla 'oğlu Abdülmuttalib'e kalan ev vefatından sonra oğlu ve Peygamberimizin babası Abdullah'a ondanda peygamberimiz Hz.Muhammed (sav.)intikal etmiş olup bu günkü halini almadan önce Abbasiler zamanında tamir ettirilip mescide çevrilmiş ve peygamberimizin doğduğu yer olarak kabul edilen yerde kırmızı örtülü kulübe içine alınmış daha sonraları ise H:1296 yapılan tamiratta kafes içine alınmış.(Diy.Yay) M.1959 yılından bu yana mekke kütüphanesi olarak hizmet vermektedir.






videosu,